Hakki's profileSemiosisPhotosBlogLists Tools Help

Blog


    1/28/2008

    Çetenin Lideri

    Herkes emekli subaylar çetesinin liderini arıyor.  Aslında herkes arıyor ama iki cesur kardeş en doğru soruları soruyor; biri "derin devleti yönetenin sivil mi, asker mi?" olduğunu sorarak, işin özüne doğru gidiyor; diğeri, Genelkurmay'ın çok önemli bazı yargılamalara izin vermediğini belirterek, bir bakıma bu soruşturmanın ve arkasından gelecek yargılamanın da Susurluk ve Şemdinli yargılamaları gibi karanlığa ve sonuçsuzluğa mahkum olduğunun işaretini veriyor.
     
    Ahmet ve Mehmet Altan başta olmak üzere, merkeze öykünmeden ya da "Biliyorum ama söylemem; söylersem yer yerinden oynar!" havalarına grmeden, kendi kendine kendinde eşsiz istihbarat gücü vehmetmeden meseleye bakan bir başkası, Nevzat Tarhan, yıllar önce emekli olmuş ve kendisini bir orduevine hapsetmiş bir genelkurmay başkanını lider olarak gösteriyor; daha doğrusu ima ediyor!
     
    Bu çizgi, benim kanıma göre, doğru yönde düşünmenin ilk adımlarıdır.
     
    Fakat neden kimse gerçek adımı adıp, derini-sığı, devletin Türkiye'de asker-sivil laik-pozitivist merkez seçkinlerinden oluyan veto grubunun elinde olduğunu; bu grubun içinde TSK'yı temsil edenler bulunmasa, bir günde rejimin en demokratik şekilde değişmesini sağlayacak reformların yapılabileceğini; fakat merkez seçkinlerinin elinde silah bulunan bileşkeni yüzünden kimsenin bırakın böyle bir büyük reformu, doğru dürüst adalet mekanizmasının işlemesini sağlamaya bile gücünün yetmediğini söylemiyor.
     
    Oysa bunlar ders kitaplarına geçmiş, gerçekler.
     
    Acaba bunları kimse açık ve seçik söyleyemiyor, çünkü bu Veto Grubu'nun sadece siyasal süreçte veto yetkisini kullanmakla kalmaması, bilimsel tartışmaları bile engelleyecek tarzda yargıyı kullanması, rol oynuyor olmasın? Sonuçta merkez seçkinlerinin denetiminde olan geleneksel basın-yayın organları ve onların Web sitelerinde yapılacak açıklamanın boyutu ancak okuyanın idrakine bırakılmış doğru soruları sorulabilmekten ibarettir. Alternatif iletişim araçlarında yer alan açıklamalar olmasa idi, bu sorular bile sorulamazdı. Mevcut siyasal iktidar, en basit yargı düzenlemelerini bile yapamayacak, söz gelimi kurumların manevi şahsiyetini tahkir veya TSK'ya güveni sarsmak, veya Atatürk'ü korumak gibi konularda bile iyileştirmelere gidemeyecek bir taktik veya strateji peşinde veya diyet borcu içinde. Oysa bu gibi iyileştirmeler, belki bir ölçüde Özal-varî bir açıklık ortamına geçilmesine imkan sağlayabilirdi.
     
    Fakat mevcut durumun içinde söylenebilecek şeyler vardır. Örneğin, bir kere daha, doğru kuramsal (teorik) çerçeve olmaksızın, doğru gözlem olamayacağının altını çizmek ve her ne kadar erken emekliliklerle kabul edilebilir reddedilebilirlik  sağlanmış olsa bile Çete'nin gerçek liderinin isminin Korporatizm olduğunu belirtmek mümkün.
     
    1/19/2008

    2008'e bakış.. Hrant Dink'in ifadesiyle...

    Hrant Dink'in ifadesiyle, 2008'de durum:
     
    ... İtiraf etmeliyim ki Türkiye’deki “Adalet sistemi”ne ve “Hukuk” kavramına olan güvenimi fazlasıyla yitirmiş durumdaydım. Nasıl yitirmeyeyim? Bu savcılar, bu hakimler üniversite okumuş, hukuk fakültelerini bitirmiş insanlar değiller mi? Okuduklarını anlayacak kapasitede olmaları gerekmiyor mu? Ama gelin görün ki, bu ülkenin Yargı’sı bir çok devlet adamının ve siyasetçinin de dile getirmekten çekinmediği gibi bağımsız değil. Yargı yurttaşın haklarını değil, Devlet’i koruyor. Yargı yurttaşın yanında değil, Devlet’in güdümünde. Nitekim şundan bütünüyle emindim ki, hakkımda verilen kararda da her ne kadar “Türk Milleti adına” deniyor olsa da, şu çok açık ki “Türk Milleti adına” değil, “Türk Devleti adına” verilmiş bir karardı bu. Dolayısıyla, avukatlarım Yargıtay’a başvuracaklardı, ama bana haddimi bildirmeye karar vermiş derin güçlerin orada da etkili olmayacaklarının garantisi neydi? Hem sonra zaten, Yargıtay’dan hep doğru kararlar mı çıkıyordu? Azınlık Vakıfları’nın mülklerini elllerinden alan haksız kararlara aynı Yargıtay imza atmamış mıydı?...
     
    Hrant Dink, AGOS, 19 Ocak 2007