5/15/2009
Source
Of all the places, on NRO, Barbara Lerner writes about "Turkey in the Mirror."
The correct title should be "Turkey in the rear-view mirror" because she sees everything reversed!
I cannot say no more--following WFB's 11th commandment, and assuming Barbara Lerner is a conservative! But after WBF both the NRO and the magazine leave too much to be desired.
5/8/2009
Kaynak
Tümamiral Cem Gürdeniz'in Tarçın isimli köpeğine bakmakla görevlendirilen askerler ise köpeği her gün düzenli olarak dolaştırmak, bakımını yapmak, yedirmek, onu korumak ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak zorundalar. Öyle ki; bu iş için görevlendirilmiş olan Ersin Bayramcı isimli erin, görevi devrettiği Volkan Çangırlı isimli ere yazdığı talimatta köpeğin bakımı hakkında detaylı bilgiler verdiği anlaşılıyor. Talimatta köpeğe bakmakla görevli askerin her gün sabah ve öğle saatlerinde birer saat köpeğe temiz hava aldırması, iki günde bir banyo yaptırması, çöp kutularından uzak tutması ve köpeğin düzenli yemek yemesini sağlaması gerektiği yazılmış.
Obama’nın Beyaz Saray görevlilerine verdiği emri hatırladım bu haberi okurken: “Ailenin köpeği aileye aittir; Beyaz Saray görevlilerinden hiç biri köpeğin bakımı için kızlarıma yardımcı olmayacaktır!”
“O” Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt. “T” ise Ergenekon Terör Örgütü'nün firari sanığı AKP Balıkesir eski Milletvekili Turhan Çömez:
T: Fakat Türkiye çöküyor yav. Türkiye hiç iyiye gitmiyor inan.
O: Ciddi mi diyorsun?
T: Nasıl bitmiş toplum, nasıl esnaf köylü felaket anlatamam sana... Bugün Osmaniye'de çok vahim bir toplantı yaptım bütün esnaf odaları sivil toplum kuruluşları falan kalabalık.
O: Hı hıh.
T: Bir tanesi kalktı dedi ki, vekilim dedi biz bittik. Şu anda yaptığımız bir tek şey var, cebimizdeki son kuruşu da mermilere ayırdık, hepimiz yastığımızın altında silahımızla duruyoruz ve mermi biriktiriyoruz dedi.
O: Ciddi misin?
T: Vallahi billahi. Bunlar hiç hoş şeyler değil.
O: Hiç hiç hoş değil evet.
T: Ve inan köylü öyle bir borç batağındaki kan ağlıyor. O vaziyette yani.
O: Yani o kısmını zaten görebiliyoruz ve duyuyoruz. Ama bu son söylediğin çok üzücü vahim çünkü. Yani iş artık o noktaya.
T: Bu şeyde Osmaniye'de çok yaygın olarak kullanılan bir argüman. Sen hani bir yerle bir sohbet edeceğim, çay içeceğim diyordun ya.
O: Evet.
T: Bu önemli bir ayrıntı. Yani bu tesbitimi nolur paylaş. Çünkü çok vahim bir tablo var buralarda.
O: Valla onu hemen bir iki gün içinde yaparım. Yani daha sonra düşünüyordum ama o görüşmeleri. Anlaşılan çok beklemek de doğru değil.
T: Evet evet. Çok da doğru değil.
O: Her gün çünkü değişik bir şeylere gebe.
T: Bir paylaşayım istedim yani.
O: Tamam sağol. Çok teşekkür ederim.
T: Ben ararım yine görüşürüz abi.
Tamamı
Eminim ki savcı Osman Paksüt’ün ifadesini alabildiği ilk anda ona “çay içilen” bu kişinin kim olduğunu soracaktır.
Ve yine eminim ki bu kişi, TSK’nın ya yeni emekli olmuş, ya da muvazzaf bir üyesidir.